 |
1. Belli bir bölgeye sinir uyarılarının iletilebilir olma durumu; 2. Bir organ veya bölümün, yeterli bir sinir dağılımı ile sarılmış olması. |
1. Belli bir bölgeye sinir uyarılarının iletilebilir olma durumu; 2. Bir organ veya bölümün, yeterli bir sinir dağılımı ile sarılmış olması. |
 |
|
 |
1. Belli bir enerjiyi diğer bir enerji şekline dönüştüren alet; 2. Basınç değişimlerini elektriksel akım haline dönüştürerek çizelge halinde kaydeden alet. |
1. Belli bir enerjiyi diğer bir enerji şekline dönüştüren alet; 2. Basınç değişimlerini elektriksel akım haline dönüştürerek çizelge halinde kaydeden alet. |
 |
|
 |
1. Bildirilmesi zorunlu bir hastalığı gerekli yerlere bildirme; 2. Belli bir dalda uzmanlaştığına dair belge kazanam; 3. Hastayı zorunlu olarak akıl hastanesine yatırma. |
1. Bildirilmesi zorunlu bir hastalığı gerekli yerlere bildirme; 2. Belli bir dalda uzmanlaştığına dair belge kazanam; 3. Hastayı zorunlu olarak akıl hastanesine yatırma. |
 |
|
 |
1. Bir cisme şekil kazandırma, kalıp aracılığıyla belli bir biçim verme; 2. Doğum seyrinde fetüs başının doğum kanalının şekil ve hacmına uyabilmek içinkafa kemiklerinin aralarındaki esnek kıkırdak doku sayesinde birbirne yaklaşması, hatta 0,5 cm kadar bi |
1. Bir cisme şekil kazandırma, kalıp aracılığıyla belli bir biçim verme; 2. Doğum seyrinde fetüs başının doğum kanalının şekil ve hacmına uyabilmek içinkafa kemiklerinin aralarındaki esnek kıkırdak doku sayesinde birbirne yaklaşması, hatta 0,5 cm kadar bi |
 |
|
 |
1. Buhar, gaz veya sıvı haldeki maddeyi sıkıştıran makina; 3. Elektrik kondansatörü; 3. Işık kaynağından gelen ışınları belli bir noktada toplayan mercek, özellikle mikroskopun teksif merceği. |
1. Buhar, gaz veya sıvı haldeki maddeyi sıkıştıran makina; 3. Elektrik kondansatörü; 3. Işık kaynağından gelen ışınları belli bir noktada toplayan mercek, özellikle mikroskopun teksif merceği. |
 |
|
 |
1. Durgunluk, vücudun belli bir bölgesinde kan veya lenf akımının ileri derecede yavaşlaması ve durması; 2. Diş üzerinde artık maddelerin toplanması. |
1. Durgunluk, vücudun belli bir bölgesinde kan veya lenf akımının ileri derecede yavaşlaması ve durması; 2. Diş üzerinde artık maddelerin toplanması. |
 |
|
 |
1. Herhangi bir şeyin belli bir yere tutunmasını sağlayan araç; 2. Protez'in diş üzerine veya diş etine tutunmasını sağlayan bölümü; 3. Kırık kemki uçlarını birbirine tutturmada kullanılan araç. |
1. Herhangi bir şeyin belli bir yere tutunmasını sağlayan araç; 2. Protez'in diş üzerine veya diş etine tutunmasını sağlayan bölümü; 3. Kırık kemki uçlarını birbirine tutturmada kullanılan araç. |
 |
|
 |
1. Işığın kazandırdığı enerji ile ilgili; 2. Işığın kazandırdığı enerji ile faaliyet veya hareket gösteren; 3. Işıkta parıldayarak kendisini belli eden. |
1. Işığın kazandırdığı enerji ile ilgili; 2. Işığın kazandırdığı enerji ile faaliyet veya hareket gösteren; 3. Işıkta parıldayarak kendisini belli eden. |
 |
|
 |
1. Manevra; 2. Tedbir. El aracılığıyla yapılan belli bir amaca yönelik özel hareket, herhangi bir olayı kolaylaştırmak amacıyla el ile yapılan, belli bir usule dayalı girişim, manevra. |
1. Manevra; 2. Tedbir. El aracılığıyla yapılan belli bir amaca yönelik özel hareket, herhangi bir olayı kolaylaştırmak amacıyla el ile yapılan, belli bir usule dayalı girişim, manevra. |
 |
|
 |
1.Belli bir yöne eğilim göstermeyen, yansız, tarafsız; 2. Hissiz, duygusuz, kayıtsız. |
1.Belli bir yöne eğilim göstermeyen, yansız, tarafsız; 2. Hissiz, duygusuz, kayıtsız. |
 |
|
 |
Ağız çevresinde melanotik çillerle kendini belli eden, barsakta çok sayıda poliplekarakterik herediter hastalık; habisleşebilir. |
Ağız çevresinde melanotik çillerle kendini belli eden, barsakta çok sayıda poliplekarakterik herediter hastalık; habisleşebilir. |
 |
|
 |
Belirli aralıklarla aynı olayın yeniden oluşması, belli aralarla tekrarlama. |
Belirli aralıklarla aynı olayın yeniden oluşması, belli aralarla tekrarlama. |
 |
|
 |
Belli başlı bir bozukluk görüleksizin duyulan kas ağrısı, miyalji. |
Belli başlı bir bozukluk görüleksizin duyulan kas ağrısı, miyalji. |
 |
|
 |
belli bir antigene karşı vücut tarafından üretilerek, antigen ile inaktivasyon, aglutinasyon, flokülasyon gibi gözlenebilir belli bir reaksiyon verebilen madde. |
belli bir antigene karşı vücut tarafından üretilerek, antigen ile inaktivasyon, aglutinasyon, flokülasyon gibi gözlenebilir belli bir reaksiyon verebilen madde. |
 |
|
 |
Belli bir bölge içinde kalmış, sınırlanmış, etrafa yayılmamış. |
Belli bir bölge içinde kalmış, sınırlanmış, etrafa yayılmamış. |
 |
|
 |
Belli bir bölgede yetişen ancak mikroskop yardımıyla görülebilen bitkiciklerin tümü. |
Belli bir bölgede yetişen ancak mikroskop yardımıyla görülebilen bitkiciklerin tümü. |
 |
|
 |
Belli bir deri bölgesinde duyulan aıma veya yanma ile belirgin his. |
Belli bir deri bölgesinde duyulan aıma veya yanma ile belirgin his. |
 |
|
 |
Belli bir deri bölgesinde hissedilen uyuşma ile müterafık ağrı, deri ağrısı. |
Belli bir deri bölgesinde hissedilen uyuşma ile müterafık ağrı, deri ağrısı. |
 |
|
 |
belli bir hastalığa karşı korunmuş veya dirençli;bağışık |
belli bir hastalığa karşı korunmuş veya dirençli;bağışık |
 |
|
 |
Belli bir kas veya kas grubunda klonik kasılmalarla belirgin hastalık, miyokloni. |
Belli bir kas veya kas grubunda klonik kasılmalarla belirgin hastalık, miyokloni. |
 |
|